Bir vagondayım.Trenin son vagonu.
Tek başımayım.
Keten perdeleri var,kirli, kapalı.
İçimden bir ses'' aç şu perdeyi''diyor.Ama elim varmıyor.
Zaten içimde bir sıkıntı var.Nefes almamı kısıtlıyor.
Kafa dağıtmam lazım.Gözlerimi kapatıyorum.Düşünüyorum.
Belki dışarıda yemyeşil tepecikler var.
Belki o tepeciklerin birinde görkemli bir ağaç.Gölgesinde nefes almaya değer.
Belki bir elma ağacı.Birkaç elma düşmüş müdür acaba yere.Bir çocuk görüpte alacak mı eline.
Anneciği alacak mı acaba elinden elmayı.Belki kurtludur.
Bu anne belki canını tehlikeye attı bebeği için,belki de sevdiği adamla evlenmek için.
Düğünde ayakkabısının altındaki isimler silindi mi dersin?Ya da topuğu kırıldı mı ,acemi ürkek adımlarında
Zor zahmet büyüdü belki annesinin dizi dibinde.
Eeee peki şu anda perdenin ötesinde ,vagonun dışında yeşil tepeler duruyor mu?
Açsam mı?
Şuna bak, düşündüklerime.Aç gitsin.Ne düşünüyorsun.tüket bitir gitsin.
ama heyecanı....
Açsam mı?
Tamam karar verdim.Açacağım,ama oyun bitmesin.
3'e kadar sayacağım ve açacağım.
Sonra 3'e kadar sayıp kapatacağım ve gördüğüm şeyle ilgili düşünüp oyunuma devam edeceğim.
Haydi,başlıyorum saymaya.
1....2.....3.......açtım.perde açık,gözlerim açık.
1....2.....3.......kapatıyorum.perde kapalı,gözlerim açık.
Gülmeye başlıyorum.
''E hadi, gördüğünle ilgili oyuna devam et ''diyor ,içimdeki komik çocuk.
Gülüyorum.
Tüneldeyiz.